|
İnsanlık, son iki yüzyılda yarattığı adına teknoloji dediğimiz, yapım, imal ve yönetim yöntemleri ile dünya üzerindeki kaynakları giderek hızlanan bir ivme ile tüketmektedir. Bu tüketim süreci doğanın kendi çevrimini bozacak noktayı çoktan geçmiştir. Hepimizin bildiği genel çevre sorunları ile bu giriş yazısını boğmak gereksiz. Ancak şu kadarı söylenmeli ki günümüzdeki durum doğanın kendini yenileme ve sürdürebilme noktasını çoktan geride bırakmıştır. Dünyamızın bizlerin kullanımına eşit olarak sunduğu tüm kaynakları eşitsiz olarak kullanan insani düzenlerimiz, suyu, havayı, toprağı kirletmiş ve halen açlıkla ve vahşice kirletmeye devam etmektedir. Bu süreç, varsayımsal olarak kontrol altına alınabilir durumdadır. Ancak gerçekte kuralların istisna, istisnaların kural haline dönüştüğü dünyamızda sanayileşmenin ivmesinin de etkisi ile en verimli topraklarımız yağmalanmış, atmosferimiz delinmiş, temiz su kaynaklarımız tükenmiş, fosil yakıtların kullanımı nedeniyle dünyamız bir felaketin eşiğine gelmiştir.
Yeni milenyumun hemen başında, yüz yıllık macerasını gözlemleme olanağı bulduğumuz ama geçmişi binlerce yıla dayanan Bursa kentinin, içinde yaşadığımız bölümü olan Nilüfer ilçesinin, çevre durum raporunu hazırlamak üzere yola çıktığımızda işimizin bu denli güç olduğunu tahmin etmiyorduk.
Çalışmanın kapsamını tartışırken, bir yandan konuyu sınırlamaya, raporun gerçek bir envanter olmasını sağlamaya özen gösteriyor diğer yandan hiçbir alanı dışarıda bırakmadan kapsamlı bir rapor oluşturmayı hedefliyorduk. Genel bir taslak oluşturduktan sonra, konunun ilgili taraflarına çağrı yaparak, rapor ile ilgili ortak çalışma istek ve hevesimizi ifade ettik. Arazi Kullanımı ve Çevre Grubu, Nilüfer Yerel Gündem 21’in diğer özel ilgi gruplarından farklı olarak bünyesinde ağırlıklı olarak teknokratları ve konunun uzmanlarını bulunduran bir çalışma grubu olarak oluşacaktı. Zaten böylesi bir çalışmayı üretebilmenin başkaca da bir yolu yoktu.
Raporun hazırlanması aşamasında karşılaştığımız büyük sorunlarda bu noktada ortaya çıkmıştır. Raporun oluşumunda gördük ki su, toprak ,hava, tarımsal varlık, sanayileşme bilgileri vb. bazdaki hemen tüm bilgilerin Bursa kenti ölçeğinde derlenmiş olduğunu, bunların büyük bölümünün güncelliğini yitirmiş hale geldiğini, Bursa’nın merkez ilçeleri olan Osmangazi, Yıldırım ve bizim kentimiz Nilüfer ile ilgili spesifik, ayrıştırılmış bilgilerin olmadığının farkına vardık. Bu bilgilerin detayına ulaşabilmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmada bir çok kurum elinde yer alan bilgileri bizlerle paylaştı. Bazı değerleri enterpole etmek zorunda kaldık ve bunları metin içinde belirttik. Dolayısıyla 2005 tarihinden sonra yapılması planlanan çalışma, ölçüm ve istatistiklerin değerlendirilmesinde mutlaka merkez ilçelere ait bilgilerin ayrı olarak tasnif edilmesine ve kayıt altına alınmasına özel bir önem göstermek gerektiğini belirtmek isteriz.
Elinizdeki bu rapor Nilüfer İlçesi idari sınırları içinde yer alan tüm çevresel sorunları ve kaynaklarını bir araya getirmiş bir envanter niteliği taşımaktadır. Raporun hazırlanması aşamasında çok sayıda kişi ve kuruluşun katkı ve destekleri oldu, hepsine sonsuz teşekkürlerimizi belirtiyoruz. Ayrıca raporun redaksiyonu ve birleştirilmesinde Grup Kolaylaştırıcımız Çevre Mühendisi Zerrin GÜLEŞ canla başla çalışarak, raporun yayınlanabilir hale gelmesini sağlayarak özel bir teşekkürü hak etti. Tabii ki raporun basılarak sizlere ulaşmasını sağlayan Türkiye Yerel Gündem 21 Programına, Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği-Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölge Teşkilatı(IULA-EMME) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı(UNDP) Türkiye Temsilciliği’ne de teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Mehmet KARTAL Nilüfer Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri |