Nilüfer Kent Konseyi
Arama  
Ana Sayfa  
Projelerimiz
 
Şenlikler
  Duyurular   Haberler   Abone Ol
 
 
Nilüfer Kent Konseyi
 Aydınlık ve Güvenli Nilüfer Projesi
Türkiye’de deprem iletişimi

Türkiye deprem hattı üzerinde bulunmasına ve Erzincan depremi gibi felaketleri yaşamış olmasına karşın, deprem Türk halkının hayatına asıl olarak 17 Ağustos 1999 İzmit depremi ile girdi.

Depremin olduğu dönemde yoğun ilgi gösterilen deprem konusu zamanla sadece 17 Ağustos’larda adı geçen, sadece bazı sivil toplum kuruluşları tarafından önemsenen bir olgu halini aldı.

 
DEPREM İLE İLGİLİ RUH HALİ (Nielsen Tüketici Güven Endeksi)

Türkiye genelinin %78'i depremden endişe ediyor.
Endişe edenlerin %79'u, devletin depreme karşı tedbir almadığını düşünüyor.
Endişe edenlerin %21'i devletin gerekli tedbirleri aldığını düşünüyor.

Endişe edenlerin yine %21'i kendi tedbirlerini aldığını belirtiyor; alındığı belirtilen tedbirler ise DASK ve bina kontrolü.

 
DEPREMİ NEDEN GÜNDEMİMİZDE TUTMUYORUZ?

BASTIRMA:
İnsan beyni, başa çıkamadığı, korkutan, hatırlamak istemediği duyguları bastırır. 1999’da yaşanan büyük acı, bir çoğumuz için başa çıkılması zor, insanın doğanın gücü karşısındaki çaresiz zayıflığını hatırlatan ve kişiye kendini küçücük hissettiren bir anı. Tıpkı bastırılan kötü anılar gibi, deprem gerçeği de toplum hafızasında gerilere, bilinçaltındaki bir kararlılıkla itiliyor. Bu varolan bastırma isteğine, günlük hayatın koşuşturması ve geçinme güçlüğü gibi diğer konuların baskınlığı eklenince, insanlar deprem gerçeğini yadsıyan, yok sayan bir tutum içine girebiliyor.

KADERCİLİK:
Kadercilik kültürümüzde etkilidir. Kadercilik depremin tüm gerçekliğiyle, rasyonel bir şekilde algılanmasını engeller. Depremin bilimsel bir gerçekliği olduğunun kavranamaması, bu doğa olayının “Allah’ın işi” olarak algılanmasına yol açıyor. Bu kaderci yaklaşım depremi, insanın çaresini bulduğu diğer doğa olaylarından uzaklaştırarak, bir nevi ceza, hüküm ya da “takdir-i ilahi” konumuna taşıyor. Bu anlamda kişiler, depreme rasyonel değil duygusal olarak, kendilerini “düşünen ve çare bulan canlı” değil kadermiş gibi yaklaşıyorlar.

BİLGİSİZLİK:
Türk insanı deprem konusunda “bilmediğini bilmiyor”. İnsanlar, kaderci yaklaşım ve bastırma isteğinin de etkisiyle, kulaktan dolma birkaç parça bilgiyle tatmin oluyor, fazlasını arama isteği duymuyor. Bu duruma Türk halkının okuma konusundaki isteksizliği de eklenince, yeterli olmayan bilgileri tazeleme, düzeltme ve zenginleştirme imkanı da ortadan kalkmış oluyor.

 
YALOVA DEPREMİ BİZE DERS OLDU

17 Ağustos 1999’da Yalova Depreminde ilk 3 gün aydınlatma olmadığı için geceleri ARAMA- KURTARMA çalışmaları yürütülemedi.

Onlarca insanımız bu nedenle kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Depremin ilk anlarında binaların yıkılması nedeniyle oraya çıkan toz bulutu ilk anda nereye gideceğimizi ve yönümüzü bulmamızı engeller.

Bu nedenle deprem anından hemen sonra yapılacak aydınlatma büyük önem taşır

 
DEPREMİN İLK ANINDA AYDINLIK

11 EYLÜL saldırılarından hemen sonra bölgeye kurulan güçlü projektörlerle aydınlatma yapıldı ve bir çok hayat böyle kurtarıldı.

 
AMACIMIZ

“Temel afet bilinci ve bilgisi vermek”
Ne söyleyeceğiz?:

FARK ET: Depremler doğal ve kaçınılmazdır. Depremle başa çıkmada hepimizin bir takım olduğunu ve takımdaki herkesin yapması gereken birşeyler olduğunu fark et

TUTUM DEĞİŞTİR:
Depremde zarar görmek bir kader değildir. Deprem bir doğa olayıdır, afet olmaması bizim elimizdedir.

ÖĞREN:
Depremin afet olmaması için alacağın önlemleri öğren

DAVRANIŞ DEĞİŞTİR:
Kendi yaşamınla ilgili önlem al..

 
Önlem Alırsak Riskler Azalır

“Deprem olursa olur, yapılacak birşey yok. Kader kısmet...”


“Deprem afet değil bulunduğumuz coğrafyanın bilimsel gerçeğidir. Ben gerekli önlemleri alırsam risklerim büyük ölçüde azalır.”

 
DEPREM ALGISINI DEĞİŞTİRME

Kötü anılarını bastırmaya eğilimli ve depremi “takdir-i ilahi” olarak gören zihniyeti değiştirmek, her türlü deprem bilinci yaratma kampanyasının önceliği olmalıdır.
Kişilerin korku, kaygı, stress, öfke gibi tüm negatif duygularından yola çıkarak pozitif bir karar almalarını sağlamalıdır

Bu anlamda, olası bir depremin insan hayatında yaratabileceği kötü etkileri gösterip, kişileri korkutmak yerine, depremin “savaşılabilir” bir doğa olayı olduğunun altını çizmek, korku yerine ümit aşılamak seçilecek yol olmalıdır.
İletişim uygulamaları, korku duygusunu yerine, insanoğlunun başarma isteğine seslenmelidir.

“Deprem korkunç bir felakettir. 20.000 insan öldü, çocuklar evsiz yurtsuz kaldı. Olası bir depremde Nilüfer yerle bir olacak, önlem almazsanız öleceksiniz”.

“Deprem afet değil bilimsel açıklaması olan, kaçınılmaz bir doğa olayıdır. İnsan doğa ile başa çıkmanın binbir yolunu bulduğu için bugünlere geldi, deprem ile de takım olarak başa çıkabiliriz!”

 
AYDINLIK ve GÜVENLİ NİLÜFER PROJESİ

Toplumun tüm kaynaklarını harekete geçiriyoruz.
Kamu-özel sektör- sivil toplum- kişiler hep birlikte bu işin içindeyiz.

“Hepimiz 1 takımız”

 
AYDINLIK VE GÜVENLİ NİLÜFER

Nilüfer İlçesi Halihazır Haritası üzerinde Envanter Çıkarılması
Kamu Binalarının İşaretlenmesi
Okul-Muhtarlık-Hastane-Cami
Alışverişmerkezleri Benzinlikler
Toplanma Alanları ve Çadır Alanların Saptanması

Jeneratör Bulunan Noktaların ve Güçlerin İşaretlenmesi
Kamu Binalarının İşaretlenmesi
Okul-Muhtarlık-Hastane-Cami
Alışverişmerkezleri Benzinlikler
Toplanma Alanları ve Çadır Alanların Saptanması

Jeneratör ve Aydınlatılacak Noktaların Belirlenmesi
Aydınlanacak Koridorlar
Aydınlanacak Alanlar
Malzeme İhtiyacının Belirlenmesi
Jeneratör Sayısı
Direk Sayısı
Projektör sayısı
Kablolama sayı ve miktarı

Eğitim Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi
Okul Müdürlerinin Eğitimi
Jeneratör Bulunan İşyerlerindeki personelin eğitimi
Site Yöneticilerinin Eğitimi
İmamların Eğitilmesi
Nilüfer'deki ilkokullarda 3-4-5-6 sınıf öğrencilerinin 4 konu eksenin de eğitimi

Mahalle Ölçeğinde Planlanan İşleri Gerçekleştirilmesi

Ne Yapacağız ?

Nilüfer Halihazır Haritası üzerinde Mevcut Durum Envanterini Çıkaracağız

ÇADIR ALANLARIMIZ

CEPHANELİK (186.059 m2)
BEŞEVLER KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ YANI (225.806 m2)
ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ GELİŞME ALANI (1.221.394 m2)
OSMANGAZİ HİPODROMU (315.577 m2)
ÖZLÜCE SPOR VADİSİ (144.592 m2)
ÖZLÜCE MERASI (245.650 m2)
ÜRÜNLÜ MERASI (583.794 m2) AHMET YESEVİ MAHALLESİ (MUDANYA YOLU ÜZERİ) (162.450 m2)
NİLÜFER İLÇE KRİZİ MERKEZİ ALANI (31.200 m2)

ENVANTERİMİZ

Eczane 80 adet
Gıda Deposu 95 adet
Sağlık Kuruluşu 13 adet
Sağlık Ocağı 26 adet
Tıbbi Laboratuar 12 adet
Okul 94 adet
Karakol ve Polis Merkezi 5 adet
Cami 30 adet
Benzin İstasyonu 38 adet
Alışveriş Merkezi 52 adet

Ne Yapacağız ?

Aydınlatılacak Koridorlar ve Çadır Alanlarını Saptayacağız.
Jeneratör Konulması Gereken Yeni alanları Belirleyeceğiz
Nilüfer’de Ana Caddeler ile Çadır Alanlarına ulaşan güzergahlar proje tamamlandığında elektrik kesintilerinde ve olası bir afette AYDINLIK ve GÜVENLİ olacak

NİLÜFER GÜVENLİ VE AYDINLIK OLACAK

Nilüfer Halihazır Haritası üzerinde Mevcut Durum Envanterini Çıkaracağız

Ne Yapacağız ?

Nilüfer’de Yaşayanları Eğiteceğiz
Muhtarlar
Site Yöneticileri
Öğretmenler
Güvenlik Görevlileri
Kapıcılar
Gece Bekçileri
İmamlar
İlk Okul 3.-4.-5. Sınıf Öğrencileri

DEPREM VE BİRLİKTE YAŞAMAK

Okullarda Eğitimler Yapacağız

Afacan Dünya
Binaların Sırrı
İlk Yardım
Çevre Bilinci

Nilüfer’deki İlköğretim Okulları
3. Sınıf
4. Sınıf
5.Sınıf
Öğrencilerine her bir konu için 40 dakikalık eğitimler Ve Bilgilendirme Kitapçıkları Dağıtacağız.

AYDINLIK VE GÜVENLİ NİLÜFER












Aydınlık ve Güvenli Nilüfer Projesi Bilgi, tüm sorunların çözümüne giden yolda atılan önemli bir adımdır. Bu kitap sayesinde, edineceğiniz bilgiler, deprem ile ilgili sorunlar ve üretilmesi gereken çözümler konusunda bize ışık olacaktır. Büyükleriniz olarak; görevimiz, siz geleceğimiz yetişkinlerine ihtiyacınız olan bu ışığı sağlamaktır. Bu konuda gücümüzün sonuna kadar sizinle birlikte olacağız.

Mustafa Bozbey
Nilüfer Belediye Başkanı

 
Nilüfer Kent Konseyi
Nilüfer Kent Konseyi Barış Mah. F.S.M. Bulvarı Lozan Sok. İncir Parkı içi Nilüfer-Bursa Telefon : 0 224 452 32 00 - 452 32 01 Faks : 0 224 452 32 03